kadir aydemir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kadir aydemir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ocak 2026

2025 Ahmet Oktay Şiir Ödülü'nü Kazandım



Yeni şiir kitabım "Yitirilmiş Şeyler Arasında", 2025 Ahmet Oktay Şiir Ödülü'ne değer görüldü. Mutluyum. Sevgili Ahmet Abi çok önemli bir yer kaplar benim şiir yolculuğumda. Hem tanışır hem de çok severdim kendisini. Ruhu şad olsun. Büyük bir gurur ve onur kaynağı bu ödül benim için.

23 Mart 2022

Yeni şiir kitabım "Otların Kalbi" yayımlandı (haikular)


Yıllar sonra yeni bir şiir kitabı yazdım. Haikulardan oluşan “Otların Kalbi” sonunda doğdu. Donuk, keyifsiz, tatsız günler… Yine de bir şeyler yapmaya, üretmeye çabalıyorum. Kitap bir parça umut oldu. Güzel duygu, özlemişim bunu. Umarım sevilir, okunur. Haiku, şiirde özel bir alan. Japon şiirinin dünyaya armağanı adeta. Yazması çok kolay görünen, ama bir o kadar zor bir şiir türü haiku. #OtlarınKalbi’nde 50 haiku yer alıyor, bu şiirlere Savaş Çekiç’in desenleri ve özel tasarımı eşlik ediyor. 5. şiir kitabım oldu bu çalışma. 45. yaşın içindeyken doğdu. Seneye öykülerimi çoğaltırım belki, onların zamanı yaklaşıyor. Ne zamandır öykü yazamıyorum, iyi olur, odaklanırım. “Kısa ve Öykü” isminde bir kısa öykü dergisi projem de hayata geçti. www.kisaveoyku.com Pdf dergi şeklinde hazırlayacağım bu dergi çalışmasını. Her gün yeni öyküler geliyor. Keyifle okuyorum. Sevgili Turgay Kantürk ağabeyimle beraber seçeceğiz öyküleri. Renkli bir çalışma olacak. Savaş Abi güzel bir tasarım yapar dergimize. Aslında basılı bir dergi yapmak istiyordum, ama yaşanan bu ekonomik krizde daha uzun soluklu bir dergiye dönüşebilir pdf dergi. Bakalım neler olacak. Zamanla göreceğiz. Nasıl olsa artık hep Kadıköy’deyim, a bugün bir de posta kutusu kiraladım kendime. PK 216 Kadıköy-İstanbul adresi artık bana ait. Dileyen herkes mektup yazabilir, PTT ile mektup ve kargo gönderebilir.

16 Ekim 2017

Şiir kitabım "Soğuk Yazgı"nın 2. Baskısı Yayımlandı

Soğuk Yazgı'nın yeni kapak tasarımı



Aşk şiirlerinden haikulara... Kadir Aydemir yeni şiirleriyle okurunun karşısında.

Kadir Aydemir'in şiir kitabı "Soğuk Yazgı", şairin 75 yeni şiirini içinde barındırıyor. Kapak tasarımı Savaş Çekiç'e ait olan kitap "Aşk İzleri", "Uzaklar" ve "Haikular" adlı üç bölüme ayrılmış. Kadir Aydemir, yaratıcısı olduğu Yitik Ülke Yayınları için "80'lerde Çocuk Olmak", "90'lar Kitabı", “Bozcaada Öyküleri”, “Cunda Öyküleri”, “Olimpos Öyküleri”, “Tuhaf Alışkanlıklar Kitabı", "Mutsuz Aşk Vardır", “Yitik Öykü” ve “Kedi Öyküleri” gibi kitapları projelendirip yayına hazırlamıştı. Yazarın; "Sessizliğin Bekçisi", "Dikenler Sarayı" ve “Rüzgârla Saklı" adlı şiir kitaplarının yanında "Aşksız Gölgeler", "Sonsuz Unutuş" ve “Ay Yağmurları” adlı öykü kitapları da bulunmakta. "Soğuk Yazgı" şiir okurları için özel bir öneri.


Oysa hayat
ve yazgıydı şiir
Geniş hazırlığım gelen ölüme

Tek silahım var:
Sözcükler sözcükler sözcükler!


Kitabı almak ve incelemek için TIKLAYIN 

17 Şubat 2016

Ay Yağmurları


Ay Yağmurları, üçüncü öykü kitabım oldu. 26 Şubat'ta kitapçılarda olacak. Uzun zaman sonra, yeni bir kitap heyecanı... 30'lu yaşlarımın son kitabı sanırım... Ne garip... Yolu açık olsun. Artık benden bağımsız bir şey o. 

Kapak tasarımı için sevgili ağabeyim, büyük usta Savaş Çekiç'e teşekkür ederim.

* * *

AY YAĞMURLARI / Kadir Aydemir
Yitik Ülke Yayınları – Öykü – 100 sf. – Kapak tasarımı: Savaş Çekiç
Birbirine karışan izler, iki insanın tanışmasıyla ayrıldıkları an arasına sıkışan zaman, ölümle yaşamın buluştuğu rüyalar, insanın acısıyla doğanın hissettiği acı… Zamanla hiçbir şeyi “unutmayan”ların ve zehirli düşlerin anlık öyküleri var Ay Yağmurları’nda. Kadir Aydemir, şiirsel ve güçlü bir dille ustaca kaleme aldığı yeni öykülerinde az sözcükle çok şeyin anlatılabildiğini kanıtlıyor okura. Edebiyatı seven herkes için büyülü metinlerle dolu özel bir kitap…
* * *
Bir ağaç köklerini unutabilir mi? Hayır, kazanan sen değilsin asla. Yalnızlık elinde bir bıçakla gelir ve kendini hissettirir. Metali anlarsın. Perdeye sürtünen hafif bir rüzgâr gibidir zaman. Her şey bir anda olur. Sokağın ortasında tek başına kalırsın. Biçimsiz evlerin kör gözleri, çöp kutusu, kediler, yalnızlık ve sen. Kanlar içindesin! 

4 Ekim 2015

"Aşksız Gölgeler" adlı öykü kitabım Almanya'da yayımlandı



Uzun zamandır bunu bekliyordum. Bu kitap adeta bir doğum günü hediyesi oldu bana. 35’inci yaşımın son günlerinde aldım haberini. Almanya’da kitabım çıkmıştı, Almanca, ta orada ve ben kitabımı göremedim bile. Yine de onun orada olduğunu bilmek, hiç tanımadığım binlerce okura ulaşacağını hissetmek güzel şey.

***

Türkiye’de 2. baskısını yapan kısa öyküler kitabım “Aşksız Gölgeler” Almancaya “Lieblose Schatten” adıyla çevrildi. Kitap, Binooki Yayınları‘ndan çıktı. Çevirmen Çiğdem Özdemir.

Binooki ekibine ve sevgili Çiğdem Hanım’a teşekkür ederim. Nice kitaba, nice okura…

Darısı “Sonsuz Unutuş” kitabımın başına ve yeni yazdığım öykülere diyelim…

17 Eylül 2014

Ağaca dönüşen kitap "YİTİK ÖYKÜ" yayımlandı


Ağaca dönüşen ilk kitap: "Yitik Öykü" yayımlandı 

Geliriyle fidan dikilip ağaç tohumları dağıtılacak olan özel bir kitap "Yitik Öykü". Kadir Aydemir'in Yitik Ülke Yayınları için hazırladığı bu kitap internet üzerinde, sosyal medya kullanıcıları ile beraber hazırlandı. Sosyal paylaşım sitesi Twitte'da şekillenen fikir yine Twitter üzerinde yazılan tweet'lerle bir kitaba dönüştü. 119 yazarın kısa öykülerini barındıran çalışma şimdiden oldukça yoğun bir ilgi görüyor. Kitabın geliriyle bir orman kurulması ve doğayı korumak hedefleniyor.

Kitabın kapak arkası tanıtım metni şöyle:

Twitter üzerinde Yitik Ülke (@yitikulkeyayin) okurlarıyla beraber hazırlanan bu kitap yaratıcı kısa öykülerden, hatta tam anlamıyla kıpkısa öykülerden oluşuyor. Birkaç cümle ile bir öykü dünyası yaratmanın ne kadar zor olduğunu bilmeyen yoktur, işte bu kitapta yazılan öyküler bu türün hem iyi hem de keyifli yeni örneklerini bir araya getiriyor.

"Yitik Öykü" kitabının tüm geliri ile ağaç fidanları ve çeşitli tohumlar alıp hep birlikte bir "orman" kurmak istiyoruz. Kısa öykünün çarpıcı ve çekici yolculuğuna davetlisiniz. Bize katılın. Bu kitabı okuyun.

Detaylı bilgi için yayınevinin www.yitikulke.com adresli web dergisi ziyaret edilebilir.

31 Ocak 2014

"Mutsuz Aşk Vardır" çıktı


133 yazarlı “Mutsuz Aşk Vardır” kitabı aşkın “ne olmadığına” iyi bir örnek!
Söyleyin, kim aşkın çaldığı bir şeyi ondan geri alabilmiş?..
Bu kitap aşka dair yaşanmış öykülerden ve özel kurgulardan oluşuyor, ama bu öykülerin normalden bir farkı var: Mutsuz aşk öyküleri bunlar.
Mademki aşk bir insana her şeyi yaptırabiliyor, biz de 133 yazarla bir araya gelip kürekleri aksi istikamete çekmeye karar verdik. Kimi öykü sizi ayrılık denizinde boğacak, kimiyse sonsuz bir aşk acısıyla yüzleştirecek. Mutsuzluk denen şey belki de aşkın asıl kimyasıdır: Ayrılık, kaybediş, hissizlik, unutulmak, ölüm, isyan ve zamana boyun eğiş gizli kitabımızın sayfalarında...
“Mutsuz Aşk Vardır”, büyük şair Louis Aragon’un meşhur “Mutlu Aşk Yoktur” şiirine selam vererek aşkın mutsuz bir şey olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Burada anlatılanlar kalbinize ve ruhunuza dokunabilir.
İki insanın ayrılığı, unutmak ve unutulmak üzerine mutsuz bir yolculuğa, Kadir Aydemir’in hazırladığı “Mutsuz Aşk Vardır” kitabına davetlisiniz.

Aşk öyküleriyle “Mutsuz Aşk Vardır” kitabında yer alan yazarlar:

Kadir Aydemir, Ahmet Menteş, Ahu Şentürk, Ahu Şentürk, Alper Akdeniz, Alp Ergin, Altan Alkan, Aydın Coşkun Mutlu, Aysun Uzal, Ayşen Aksakal, Aytuğ Akdoğan, Aytül Bingöl, Bade Sibel Akkaya, Banu Conker, Banu Taylan, Barış Çağrı Genç, Barış Güven, Begüm Avşar, Beyza Büyükçınar, Buket Akdemir, Burak Eroloğlu, Burak Tezgören, Burç Doğu, Can Küçükoğlu, Canan Akyüz, Cansu Fırıncı, Cansu Us Yazıcı, Cem Hakan Özaslan, Coşkun Ongun, Çiğdem Aldatmaz, Çiğdem Eren Kiziroğlu, Dilek Neşe Açıker, Duygu Şahin Laçin, E. Yasemin Şenyurt, Ebru Turgut, Ece Dorsay, Eda Günay, Eda Neidik, Eksper Mental, Elif Ezgi Uzmansel, Erdinç Mutlu, Eren Kahveci, Esen Kunt, Esra Tanrıbilir, Eylem Selin Mumcu Gök, Ezgi Gizem Gülümser, Feray Demiray, Ferhat Kınacı, Ferhat Uludere, Filiz Çapar Şahin, Göksel Bekmezci, Gözde Serimer, Gözde Şahin, Gül İnce Beqo, Güliz Sütçü, Gürgen Öz, Hakan Altıparmak, Hakan Tağmaç, Hakan Tunç, Halit Payza, Hamide Tekin, Hasan Topçu, Hatice Norcu, Hülya Karakaş, Işık Yanar, Işın Ünlü, İdil Giray, İlknur Güneylioğlu, İrfan Kurudirek, İsmail Sertaç Yılmaz, KaraŞapka, Kezban Şahin Taysun, L. Budus, Lale Alizade, Leyla Bal, Mehmet Yazıgan, Melike İnci, Meltem Döner, Meltem İnan, Meltem Özbey, Merve Dağköylüoğlu, Merve Esra Kaysadı, Merve Pınar Şiranlı, Merve Soycan, Mine E., Murad Çobanoğlu, Murat Sezer, Murat Yazıcı, Mustafa Men, Müjgan Şahinoğlu, Nehir Yılmaz, Neşe Aldoğan, Neşe Tekin, Nevbahar Atabay, Nicat Aliyev, Nilay Derinbay, Nilgün Şimşek, Onur Akbudak, Ozan Vural, Öykü Toros Irvana, Özge Aslan, Özgür Turan, Özlem Kiper, Özlem Topaloğlu, Papyon Tayfun Türkkan, Pınar Derin Gençer, Pınar Karadede, Rami, Ruhşen Doğan Nar, Sahra Işıkdemir, Seda Tansuker Selçuk, Seda Yiğitcan, Sedef Özkan, Selin Aydın, Semrin Şahin, Serap Uysal, Serhat Filiz, Serkan Türk, Sevil Savaş Çellik, Suavi Kemal Yazgıç, Şafak Efendioğlu, Tunca Çaylant, Tuncay Akdoğan Sezer, Yağız Seçen, Yasemin Gürkan, Yasemin Seven Erangin, Yeşim Ağaoğlu, Yeşim Deniş, Yeşim Gökmen, Yeşim Simla Resmor, Yeşim Şahin, Zeynep Selvili, Zümrüt Beşer, Turgay Yılmaz  

Yeni şiir kitabım "Soğuk Yazgı" çıktı

7 yıl bekledim yeni bir kitap için. Neden bilmem. Araya hayat girdi. Yıllar yılları kovaladı. Ne çok şey oldu. Mevsimler değişti, insanlar değişti, eski gözyaşları buhar oldu uçtu gitti.

Şiir hep kazanır. Biliyordum böyle olacağını. "Soğuk Yazgı" aşk şiirlerinden haikulara uzanan bir kitap. İlk baskısı 500 adet, Hard-cover özel baskıyla sınırlı sayıda üretildi. Kitaptaki desenler ve farklı tasarım Savaş Çekiç'e ait. Yolu açık olsun ne diyeyim. Şiir yaşasın.

2 de kardeşi var kitabımın: Hakan İşcen'den "Buğu İle Çizgi" ve Savaş Çekiç'ten "Kıyı'ya, Göl'e, Ada'ya Haikular".

Kitaba buradan göz atabilirsiniz: İdefix

2 Nisan 2013

Dikenler Sarayı adlı şiir kitabımın 2. baskısı yayımlandı

Dikenler Sarayı'nın 2. Baskısı Yitik Ülke'den çıktı


“Gölün tuzdan kadehi  / Sızmış oraya gezgin gece / Yankının kovuğu, / Camdan okları güneşin / İki ay mı var gökte? / Biri daldaki kuşun gözü.”

Kadir Aydemir’in “Oradan, Uzaktan” başlıklı şiirini okuduğumda, şaşırtıcı bir olup bitmişlik duygusu yaşadım. Sessiz, ama kendilerini duyuran şiirlerdi önümdeki toplam. Sözü alabildiğince damıtıyor, bir anlamda eksiltiyor, doğrudan imgenin bilinçdışı anlamına ulaşmayı istiyor görünüyor Aydemir. Derrida’nın “şiire özgü” (poematique) diye tanımladığı olguyu fark etmişe benziyor.

“Ne kadar güzelsiniz!
            dedim
Mısır püskülüne.”

Hepsi bu işte. Küçük, gündelik ayrıntıları kullanıyor elbet, ama o bildik, öyküsel ayrıntıyı silerek kullanıyor.

“Ölüm:
Kapının önünde,
Ne çok ayakkabı!”

Dramatik gerilimi olağanın, sıradanın içine yerleştiriyor şair: “Kapının önünde,/ Ne çok ayakkabı!” Okur yazacaktır öykünün gerisini ya da öncesini. Şiirin anlatmadığında, söylemediğinde, bir ayrıntıda değinip geçtiğindedir asıl gerilim. Gerçekten de Aydemir, bir olguyu, bir duyguyu, bir nesneyi doğrudan tanımlamıyor, betimlemiyor; bir izlenim uyandırıyor sadece, birebir karşılığı olmayan bir izlenim…
Ataç, çok yıllar önce, bir yarışmada “zarını” Turgut Uyar için atmış ve Uyar, Türk şiirinin doruklarından biri olmayı başarmıştı. Şiir, nankör bir sanattır. Kimi zaman insanı bırakıp gider. Birçok şair farkına varmaz ama bunun. Dileğim, Aydemir’in ve şiirin birbirini terk etmemesidir.
Attığımız zar, Türk şiirine iyi bir şair kazandırmış olsun.  

Ahmet Oktay

24 Şubat 2013

Aşksız Gölgeler adlı öykü kitabım çıktı

Birkaç ay önce yayımlanan "Sonsuz Unutuş"tan sonra "Aşksız Gölgeler" adlı öykü kitabım da yıllar sonra 2. Baskısıyla Yitik Ülke Yayınları'nca yeniden yayımlandı ve kitapçılara ulaştı. Herkese iyi okumalar dilerim.

23 Ekim 2012

Tuhaf Alışkanlıklar Kitabı çıktı!

İzzet Yasar'dan "Camdan Mezbahalar" ve Birol Özdemir'den "Haymatlos", Yitik Ülke Yayınları'ndan çıktı.

Tuhaf Alışkanlıklar Kitabı sonunda çıktı, 126 yazarı var!



Eylül ve Ekim 2012 tempolu iki ay oldu benim için, şaka maka ekim ayı bitmek üzere... 35 yaşına girdim, buna hâlâ inanasım gelmiyor ama "zaman" işte, su gibi akıp geçiyor...
Yitik Ülke Yayınları için hazırladığım "Tuhaf Alışkanlıklar Kitabı" bugün elime geçti ve tabii ki çok çok mutlu oldum. 126 yazarı olan "psikolojik" bir kitap bu, ne demekse :) Takıntılar, alışkanlıklar, obsesyonlar, saçmalıklar, tuhaf ya da garip bağımlılıklar bu kitapta saklanıyor. Çok sevileceğini hissediyorum, umarım okuyan herkes burnundan sümük gelene dek güler :) Kitap 3 Kasım'dan itibaren tüm kitapçılarda (şu an www.kitapvitrini.com sitesinde indirimli olarak ön satışa çıktı bile).

Bu arada 2 harika kitap daha yayımladım: İzzet Yasar'dan "Camdan Mezbahalar" ve Birol Özdemir'den "Haymatlos" çıktı, dağıtıldı. Öyküler/hikâyeler yazan herkes bu iki kitabı mutlaka okumalı. Özellikle büyük usta İzzet Yasar adeta şov yapıyor... Bu öyküler yalnız Türkiye değil dünya edebiyatına da büyük katkı.

Yaşıyoruz, yazıyoruz, üretip paylaşıyoruz... Nice yıllara Yitik Ülkem www.yitikulke.com

27 Kasım 2010

Güzel Bir Güne Dair Notlar

Bugün erken uyandım. 5 saatlik uyku ile ayaktayım. Sevgili dostum Bülent Çolak'la birlikte (Geniş Aile dizisinin Ulvi'si ve bir Semaver Kumpanya Tiyatrosu emekçisidir Bülent...) sabah 11'de NTV'de canlı yayında Gülay Afşar'ın konuğu olduk. Banttan çekimlere 2-3 kez çıkmıştım TRT'de, canlı yayın tecrübem ilk kez oldu... Gülay Hanım başarılı bir televizyoncu, çok keyifli bir sohbet yaşandı üçümüzün arasında. 80'lerde Çocuk Olmak kitabı ekseninde, 80'ler bizim için ne demekti bunu detaylıca konuşmaya çalıştık. Umarım programı izleyenler de keyif almıştır... Program saatinin, dün vefat eden genç tiyatrocu Onur Bayraktar'ın son yolculuğuna denk gelmesi hepimizi üzdü... Biz de Bülent'le aldığımız karara uyarak, programın sonunda hislerimizi dile getirip kendisi de bir 80'ler çocuğu olan Onur arkadaşımızın (biz birebir tanımasak da arkadaşlarımızın arkadaşıdır kendisi...) sevgili anısına armağan ettik bugünkü tüm konuşmalarımızı... Ruhu şad olsun... Sevenlerine ve acılı aliesine başsağlığı dileriz yeniden...
...
Ve program bitti, NTV stüdyolarından çıktık... Bülent İstinye'ye gidelim dedi, gittik. Bindiğimiz aracın şoförü bize güzel bir hikâye anlattı...
"36 yıl oldu İstanbul'a geleli..."
"Neden geldin abi, ta Diyarbakır'dan?"
"Güvercinleri çok severdim... hatta o yaşlarda bir güvercin için birini bile öldürebilirdim, deli gençlik işte..."
"Gençlik işte abi, peki ne vardı İstanbul'da senin için?"
"100'e yakın güvercimin vardı... Hepsini sattım, Yılmaz Güney'i bir kez olsun görebilmek için... güvercinleri yol parası yaptım..."
"Görebildin mi peki?"
"Hayır... ama Fatoş hanım abla ile tanıştım, abi kardeş gibiyizdir... Yılmaz Güney abimizi göremedim... Çok severdim..."
Bülent ve ben hem sevindik, hem şaşırdık, hem de üzüldük... Yılmaz Güney, büyük bir sanatçı, ilerici-aydın bir devrimci insandı bizim için... Ahmet Kaya, Yılmaz Güney derken böyle tatlı bir anıyı araya sıkıştırıp, indik taksiden...
Lodos vardı, sahil boyu yürüdük, balıkçılarla sohbet ettik uzun uzun... Bülent'le resmimizi çekti liseli genç çocuklar... Bülent'in hayranları da azımsanmayacak kadar çoktu, yol boyu sevgi gösterilerinde bulunuyordu herkes; dostlarımın yaptığı işlerden, geldiği yerlerden, başarılarından dolayı her zaman gurur duyarım, onları mutlu ve üretken görmek yüreğime güç verir daima!
"Haydi," dedi Bülent, "Geniş Aile dizisinin setine gidiyoruz..."
Gittik, çok eski dostlarımdan Fırat Tanış'la uzun zaman sonra yeniden karşılaştım; ayaküstü hoş bir sohbet ettik, bu da güne renk kattı. İşte böyle, 24 saatimin kıpkısa hikâyesi...

27 Ekim 2010

80'ler Kitabı Matbaadayken...


80'lerde Çocuk Olmak kitabımızın son kontrollerini yapmak için bugün matbaadaydım... işte kitabın ham hali... doğmak üzere olan bir çocuk gibi...

Ve cuma günü, bu binlerce sayfa kesilecek, yapıştırılacak, kapak takılacak; kitabımız da yeryüzüne merhaba demiş olacak...

17 Ekim 2010

80'lerde Çocuk Olmak Kitabına Dair Notlar

Ve kitap sonunda baskıya girdi... Bu harika bir duygu! İşte kitapla ilgili kısa bir tanıtım metni:


"80'lerde Çocuk Olmak" kitabı 3-10 Kasım arasında Punto Dağıtım kanalıyla tüm kitabevlerinde!

Kapak ve basın metnimizi Facebook'ta, Twitter'ınızda, web sitenizde-blogunuzda ve mail yolu ile arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz! 

Geri sayım başladı :) 

Kitabımız ilk olarak TÜYAP'ta okur karşısına çıkacak, ayrıntlı bilgi www.yitikulke.com 'da

***
 
"80'lerde Çocuk Olmak" kitabının kapak arkası ve basın tanıtım metni şöyle:

Bu sadece bir kitap mı? Hayır! Bu kitap, canlı bir şey! Yaşayan tarihin ta kendisi! Dikkatle, özenle okuyun...

80’lerde Çocuk Olmak, hem bir kitap ismi, hem de bir kuşağın en büyük özlemlerini, yaşanmışlıklarını içinde barındıran yolculuğun özel ve güzel adı. Bu kitapta bir araya gelmiş 90 kadar yazar var. 1980’lerde çocuktu onlar... Hepsi aynı kuşaktan… Sayfalarda gizlenen anılarda herkes kendinden bir şeyler buluyor. Fazıl Say’dan Gürgen Öz’e, Eylül Duru’dan Bülent Çolak’a, Onur Behramoğlu’ndan Erdem Aksakal’a, Göksel Bekmezci’den Ahmet Büke’ye, Barış Müstecaplıoğlu’ndan Yiğit Değer Bengi’ye dek, adları buraya sığmayacak onlarca yazar ve sanatçı bu kitap için çocukluklarını, anılarını, aşklarını, oynadıkları oyunları, 1980 darbesinin kendilerinde ve ailelerinde bıraktıkları kara tortuyu, yüzlerce ayrıntıyı bazen bir çocuk, bazen bir yetişkin gözüyle kaleme aldı. Yaklaşık üç yıllık bir çalışma sonucu doğan 80’lerde Çocuk Olmak kitabı, her kuşağın el kitabı olacak nitelikte. Dönemin pembe dizileri, ünlü oyuncuları, en çok izlenen çizgi filmleri, mahalle abileri, sokak kavgaları ve oynanan unutulmaz oyunlar, atari salonları, fırlamalıklar ve ergenliğe geçiş hikâyeleri, birbirimizle konuşurmuş gibi doğal bir şekilde anlatılıyor. Evet, bizler büyüyoruz ama çocukluğumuz ve yaşanmışlıklar orada öylece duruyor. Yolculuğumuza siz de katılın...

Kitabımızı 80’lerin aydın insanlarına, halk kahramanlarına, üniversite gençliğine ve 80’lerde doğup kaybettiğimiz tüm çocuklara ithaf ediyoruz. 

Kadir Aydemir’in yayına hazırladığı bu kitap ayrıca anlamlı bir doğum günü hediyesi. 80’ler çocuklarının hiç yaşlanmadığının, hep çocuk kalacağımızın bir ispatı... Bu yıl, Türkiye sanal âleminin en eski ve köklü şiir-edebiyat sitelerinden Yitik Ülke’nin (www.yitikulke.com) 10. yaşını kutlarken, bu kitapla, anılarına sahip çıkan herkesin de doğum gününü kutluyoruz.

Bu toplum belleksiz değil! Bizler de unutmadık ve yazdık!

Yaşasın 80’lerde çocuk olmak! 

***



“80’lerde Çocuk Olmak” kitabında yazılarıyla, anı ve anlatılarıyla yer alan 80’lerin çocukları:
Yeşim Ağaoğlu, Onur Akbudak, Alper Akdeniz, Erdem Aksakal, Neyran Savaşman Akyıldız, Çiğdem Aldatmaz, Figen Alkaç, Sema Aslan, Hürcan Âşık, Mustafa Atapay, Kadir Aydemir, Eda Aytekin, Nil Esra Başaran, Ezgi Başkır, Suat Başkır, Barış Behramoğlu, Onur Behramoğlu, Göksel Bekmezci, Sinem Bengi, Yiğit Değer Bengi, Ersan Bengisu, Hasip Bingöl, Ahmet Büke, Elmira Cancan, Gökçenur Ç., Şebnem Çağlayan, Tunca Çaylant, Kader Çekerek, Serdar Çekinmez, Murad Çobanoğlu, Bülent Çolak, Elçin Demiröz, Özge Ç. Denizci, Ömer Faruk Dizdar, Eylül Duru, Galip Dursun, Sine Ergün, Azim Raşit Ersoy, Elif Savaş Felsen, İdil Giray, Pınar Gözpınar, Nilay Sağ Gülalp, Eda Günay, Koray Günyaşar, Yasemin Gürkan, Sanem Güven, Nefin Huvaj, Aydın İleri, Necla İret, Deniz Yalım Kadıoğlu, Gülay Kalkan, Bekir Arslan Kopuz, Ulaş Kurugüllü, Ahmet Küçükkayalı, Ece Erdoğuş Levi, Barış Müstecaplıoğlu, Engin Neşeli, Pınar Nurhan, Pelin Onay, Esra Ovalı, Yaprak Öz, Gürgen Öz, Şahin Özbay, Özlem Özyurt, Hatice Topal Özçoban, Nilüfer Özgeren, Sedef Özkan, Erol Özyiğit, Murat Prosciler, Tomris Sakman, Fazıl Say, Hakan Sim, Güray Süngü, Melih Süsleyen, Müjgan Şahinoğlu, Melike Aslı Şahinsoy, Ümit Şener, Seda Tansuker, Filiz Tanya, Erkut Tokman, Alper Turgut, Murat Türkücüoğlu, Serkan Türk, Papyon Tayfun Türkkan, Ferhat Uludere, Gül Yaşartürk, Özlem Yıldız, Hande Yöremen, Zeynep Zişan ve Güncem Topçu.

15 Ekim 2010

Yalnız ve Yolda

Arkeoloji Müzesi'nde çektiğim bir fotoğraf - 2006 
Yolda olmak…
Büyük ve aceleci adımlarla yürümek nedensizce… Bazen bir yere yetişme telaşıdır bu içini kaplayan, bazense dalgın dalgın dolaşarak kaybolmak istersin sokaklarda. Cebinde dörde katladığın günlük gazeten. Metal bir parayı parmak uçlarında döndürüp duruyorsun. Peki neden hızlısın, bir şeyleri unutmak için mi bu çaban? Hatırlamak için mi? Nereye gittiğini bilmiyorsun ama uzun uzun yürümen gerek, yoksa çıldıracaksın...
O gün sıradan bir gündü benim için. Yaşlı adamlar kahvede oturup susuyordu. Yaptıkları en belirgin hareket takma dişlerini ağızlarında ileri geri oynatmak ve pişti oynarken ucu kırık bir kalemle müsvedde bir kâğıda gelişigüzel çizikler atmaktı. Karıları apartman önlerinde; ellerindeki siyah biçimsiz torbalar kedilerin hayretle baktıkları renk renk iplerle dolup taşıyordu. Dışarı sarkan ipleri yakalamak isteseler de, bu cılız hayvanlar bir terliğin ne kadar acı verebileceğini kuşaklar öncesinden öğrenmiştir, eminim.
        Sırt çantamda fotoğraf makinem var. Bitmek üzere olan bir öykü taslağı ve yeni bir yıla girerken her zamanki kararsız, aceleci ve tedirgin –alışverişten pek anlamayan benliğimin bin bir zorlukla boyutunu, kâğıt yapısını seçtiği bir “Ece ajandası”! Bu köhne sokaktan geçerken, her sokaktan geçişimde yaptığım gibi, ev içlerine bakıyorum. Tahta pencerelerin ardında insanlar oturuyor ve dışarıyı izliyorlar. Televizyonun sesi açık, ama televizyondan çıkan sesleri duymadıklarına bahse varım… Gözleri camdaki sabit bir noktaya kilitli sanki. Size bakıyorlar, ama göremiyorlar sizi. Gözkapakları inip kalkıyor, oysa kör bir baykuş tünemiş içlerine…
        Yaşlı insanlar korkutuyor beni. Neden bilmem, ama kapı numaralarına bakarak uzaklaşıyorum. Sayıları bir bir topluyorum kafamda, sonuçta ne çıkacaksa…